Mimarın gözünden ya da herkesin gözünden Bozcaada'ya
baktığımızda, altında bir ekonomik canlılığı, tarihsel envanteriyle turizm
potansiyelini gösteren, yaşayan, gelişmeye açık, rağbette olduğu için ileriye güvenle
bakabilme imkanı taşıyan bir ada.
BOZCAADA’YA
YAKLAŞIRKEN
Bozcaada, isimi üzerinde bir ada ve Geyikli’den
kalkan feribot ile yaklaşık yarım saatte adaya ayak basabiliyorsunuz.
Daha feribotla yaklaşırken iskele ve doğal limanının hemen yanıbaşındaki kalesi
ile gelenleri karşılıyor. Aslında fazla yeşilliği olmayan bir bozkır bir
ada görünümü var uzaktan. Yaklaşıp karaya ayak basınca küçük ve kendi ölçeğinde
şirin bir kasabaya geldiğinizi anlıyorsunuz.
Balıkçı lokantaları, park, kaleye giden bölüm geçilince bir ayrım
noktası ve meydan ile kasabanın içinde kendinizi buluyorsunuz. Anlatılanlara
göre Bozcaada Rum ve Türk mahallesi olarak ikiye ayrılıyor. Geçmişte yaşam
kümelenmesinden dolayı belirginleşen bu fark bugün görülmese bile Rum mahallesi
bölümünün belirgin korunmuş ya da yenilenmiş mimarisi ile daha öne çıktığı,
kilise ve çan kulelsiyle de kendi bölgesini anlattığı söylenebilir.
Rum Mahallesi bakımlı evleri ve sokakları ile genele göre daha dikkat
çekici duruyor. Bozcaada yerleşim yeri düzenindeki sokakların birbirini dik
kesmesi kentin okunmasına düzenli bir hava veriyor. Mahallenin tam ortasında
bir kilise ve saat kulesi yer alıyor. Tepeden aşağı doğru yerleşen yapıların
bir bölümü turistik amaçlı pansiyon-konaklama tesisi olarak görev yapıyor.
Aşağı doğru yeme içme mekanları, sokaklara atılmış masalarla kendini gösteriyor. Türk
Mahallesi, kıvrımlı sokakları ve ahşap evleri ile Rum mahallesinden daha farklı
bir özellik gösteriyor. Burada daha az turistik mekan bulunuyor. Son yıllarda
yeni açılan pansiyon ve otellerin sayısında artış görülüyor.
ADANIN YERLEŞİMİ
ve UYGUNSUZLUKLAR
Bozcaada yerleşimi ada bütünü içinde aslında mink
bir yer kaplıyor. Bu bölümün bütün sokaklarına girip çıkmak ve bütünüyle adayı
dolaşma bir birbuçuk saatte tamamlanabilir. Küçük bir yerleşimden bahsediyoruz
yani.
Burada
yıllara dayalı bir ölçek ve yine kendine has dar sokakların kenarlarına
dizilmiş genellikle iki katlı bahçeli evlerin tanımlı bir büyüklüğünün
bulunduğunu belirtmeliyiz. Bu evlerin kapılarının çoğunlukla açık olması,
geceleri içerideki sohbetin dışarıya taştığı, sokakta komşuların oturup kahve
içtikleri, günlük ilişkilerini sokakta sürdürdükleri geçmiş yaşam biçimlerinin
halen Bozcaada’da devam ettiğini söylemek yanlış olmayacaktır.
Son zamanlarda geleneksel yerleşim bölgesinin daha üstünde ama feribotla
yaklaşırken kolayca görülen standart betonarme askeri birlik lojmanlarıyla yine
son zamanların ürünü kaymakamlık hizmet binasının bu güzel kasabanın dokusuna
hiç uygun düşmediğinin altını çizmeliyiz.
BOZCAADA TARİHİ
Antik çağda Leukophrys, Yunan Mitolojisinde Tenedos adıyla anılan Bozcaada,
stratejik konumundan dolayı çağlar boyunca birçok kez istilaya uğramış ve el
değiştirmiş.
Adadaki nekrapol sahasında yapılan kazılardan anlaşıldığı üzere adanın tarihi
M.Ö. 3000 yıllarına dayanıyor. Adanın bilinen ilk sakinleri Pelasg’lar. Daha
sonra sırasıyla Fenikeliler, Atinalılar, Yunanlılar, Persler, Büyük İskender,
Bizanslar, Cenevizler, Venedikler ve Osmanlılar olarak sıralanıyor. Sonra da
Kurtuluş savaşı sırasında Türkiye’nin bir parçası olarak Ege’de kalan ender
adalardan biri olma özelliğini taşıyor.
Bozcaada
tarihi kalesinden farklı görünümler. Kalenin esaslı bir onarımdan geçtiğini de
burada belirtmeliyiz.
Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethetmesinden sonra Bozcaada,
Türkler için önem kazanmış ve 1455’te Osmanlı topraklarına katılmış. Bu
tarihten itibaren Osmanlılar ve Venedikliler arasında Bozcaada için mücadeleler
olmuş ve adanın hakimiyeti zaman zaman Venediklilere geçmiş.
Osmanlı yönetiminde geçen uzun bir dönemden sonra, Balkan Savaşları sırasında
1912’de Yunanistan tarafından işgal edilen ada, 1923 Lozan Anlaşmasıyla
Gökçeada ile birlikte Türkiye Cumhuriyeti’ne bağlanmış.
Arkeolojik Çalışmalar
Tenedos antik kentinin bugünkü yerleşim alanının hemen hemen altında kaldığı
düşünülmektedir. Yerleşim alanının dışında ise adanın güney kesiminde
Nekrapol-mezarlık alanlarının varolduğu düşünülmektedir. Ancak adanın hemen her
bölümünde yerleşim alanları dışında tek tek az sayıda mezarlara rastlanmaktadır.
Şimdiye kadar yapılan tekarkeolojik çalışma ada merkezinde
yapılan nekropol(mezarlık) kazısı.Çanakkale Arkeoloji Müzesi tarafından 1959,
1968, 1990-92 yıllarında kazılan nekropolde en eski İ.Ö. 3000′e ait mezarlar
bulunmuştur. Daha sonra Rumlar ve Osmanlılar tarafından da mezarlık olarak
kullanılan nekrapol, son yıllara kadar çok fazla tahrip edilmeden
gelebilmiştir.
Nekropol
sahası, Halk Eğitim binasınınkarşısındaki boş alanda bulunuyor. Kazılan
çukurların içinde farklı boylardataş mezarlar görülüyor. Mezarlardan çıkarılan
ölüye ait eşyalar ÇanakkaleArkeoloji Müzesi’nde sergileniyor.
Tenedos parası
Bozcaada’da çok eski zamanlarda önemli bir
darphane bulunduğu tahmin edilmektedir. Bunun sebebi Bozcaada’ya ait özel
paraların bulunmasıdır. Gümüş olan bu paraların Perslerden daha önce basılmaya
başlandığı, daha sonra da devam ettiği tahmin edilmektedir. Paranın bir yüzünde
Zeus ve Hera’nın yarım yüzleri, diğer yüzünde çift balta, şarap kadehi ve üzüm
salkımı bulunmaktadır.
Köprülü Mehmet
Paşa Camii
Venedikliler döneminde yıkıldığı tahmin edilen bir
cami daha sonra sadrazam Köprülü Mehmet Paşa tarafından 1655’de tamir edilmiş
ve onun adını almıştır. Osmanlı mahallesinde yer alan cami yıllar içinde
çeşitli onarımlar geçirerek günümüzde varlığını sürdürmektedir.
Alaybey Camii ve
Hamamı
Adanın önemli yapıtlarından biridr. Çocuk parkı
karşısında, kırmızı kesme taştan yapılmış olan bir camidir. İnşa tarihi kesin
bilinmemekle birlikte, 1700 yıllarında yapıldığı tahmin edilmektedir. Caminin
avlusunda ufak bir mezarlık bulunmaktadır. Burada 14 tane mezar vardır.
Bunlardan biri Osmanlı’da sadrazamlık yapmış olan Halil Hamit Paşa’ya aittir.
İbadete açıktır.
Köprülü
Hamamı
Sadrazam Köprülü Mehmed Paşa tarafından yapılan Köprülü Mehmet Paşa Camii’nin (
Yalı Camii ) yakınında “çifte hamam” tarzında yaptırılmış..
Namazgah
Türk Mahallesinde bir zamanlar toplu namazların kılındığı şimdi ise park olarak
kullanılan alandır. Yapılış tarihi bilinmeyen açık namazgahın kıble taşı
kayıptır.
BOZCAADA KARGALARI
“Bozcada’nın kargaları şehirlerimizde gördüklerinizden farklı bir cins.Tüm
kargalar içinde en küçük ve en tiz sesli olan, beyaz ya da mavimsi gri gözleri
ve gri ensesi ile dikkat çeken bir cins bu. Ada halkı bu zeki hayvanlarla içli
dışlı yaşıyor. Çay bahçesinde otururken masanıza konacak kadar cesurlar ya da
adalıların bir şarap markasına ismini verecek kadar ilham verici…”
MÜZE…
Bozcaada Müzesi, ziyaret ettiği yeri yakından
tanımak isteyenler için eşi bulunmaz bir fırsat. Ada günlerinizi daha anlamlı
kılmak istiyorsanız adaya gelir gelmez yapmanız gereken ilk şey bu müzeyi
ziyaret etmek! ozcaada Müzesi
alıştığımız soğuk görünümlü müzelerden değil. Eserlerin zevkli sunumu ve ilgi
çekici açıklamaları ile gezmesi keyifli bir müze. Üstelik bir kere gezdikten
sonra unutulacak bir yer de değil! Çünkü müze koleksiyonu yerinde durmuyor ve
her geçen gün genişliyor.
Adanın geçmişini ortaya koyan müze, tamamen
bireysel girişimlerle kurulmuş. M.Hakan Gürüney’in araştırmacı kişiliği ve
Bozcaada’ya olan sevgisi bir araya gelince ortaya alışılmışın dışında bir müze
çıkmış. Gürüney, bu küçük adanın son derece ilginç ve zengin bir tarihi
olduğunu öğrendiğinden beri adayla ilgili kültür varlıklarını toplamaya adamış
kendini. Kendi deyimiyle Bozcaada’nın belleğini oluşturuyor bu müzede.
Müze mağazasından kitap, katalog, kartpostal, antik dönem replika
Tenedos sikkelerinden yapılmış kolye, küpe, yüzük, seramik kupalar gibi adayla
ilgili hatıralık eşyalar alabilirsiniz.
Mimdap yayın ekibi olarak sayın Hakan Gürüney’e
yapmış olduğu bu değerli çalışmalardan dolayı bi de teşekkür ediyoruz.
Bozcaada Müzesi’nde sergilenen koleksiyondan bazı
başlıklar şu şekilde:
• Eski Bozcaada fotoğrafları
• Osmanlı döneminden kalma obje ve evraklar
• Çanakkale Savaşı’nda üs olarak kullanılan
Bozcaada’da yabancı ülkelerin bıraktığı her türlü malzeme ve belgeler
• Bozcaada’lı Rum ve Türklerin evlerinde ve
işyerlerinde kullandıkları eşyalar ve hikayeleri
• 1925-1965 yılları arası Bozcaada’lı esnaflara
ait canlandırma köşeleri : doktor, marangoz, duvarcı, terzi, ayakkabıcı,
demirci, fıçıcı, küfeci, meyhane, kahveci
• Denizciler, kaptanlar, süngercilere yönelik
objeler, hikayeler, fotoğraflar
• Bağcılık ve şarapçılıkta kullanılmış çeşitli
aletler, belgeler, etiketler, eski ada şaraplarından oluşan şarap mahzeni.MİMDAP