Sicilya’da, Kaligari
icin yeni bir masterplan… İtalya Sahillerini yeniden tanımlıyor…
Kentin çok büyük sayıda
ilişkiler ve karşılıklı etkileşimlerden, yükselen modalardan, yeniden organize
olan ve düzenlenen yüksek derecede gelişmiş bir yüzeyin sisteminden başka bir
şey olmadığı bilinir. Gijo Paul George tarafından tasarlanan proje,
İtalya’da, Sardunya’da Kaligari kenti için çözümler üretmeyi amaçlamakta.
Mimar yaptığı işi; alanları, düğüm noktalarını, etkenleri ve kentin yapı
bloklarını, ilişkileri ve bozulmaları alarak bunlardan yaratıcı yenilikler
çıkartmak olarak tanımlamakta. Bu mantıktan yola çıkarak, proje
ilişkin, programlanmamış mekanlar ve ilişkili tipolojiler arasında bir denge
bulmaya çalışmakta. Sant Elia bölesi Cagliari’nin kötü yerleri olarak ün
yapmış. Çoğu kez bu görüntü abartılı da olsa, insanların bu alana olan tepkilerine
ve tersine de zemin hazırlamakta. Bu sahilin gösterişli çekimi,
Cagliari’nin kalanından ayrılacak gibi… kütlesel altyapı figürlerinden
kaynaklanan nedenlerle, ayrıca 1970’lerden kalan fonksiyonsuz sosyal konutların
olumsuz etkilerini de unutmamak gerekir. Projenin özgün hedefleri
arasında Sant Elia ve kentin kalan kısmı arasında, grid adalarını
ilişkilendirerek, kenti denize yakınlaştırarak, deniz kıyısının işlevlerini
arttırmak, sosyal konutları yeniden canlandırmak, çoklu ekolojik modelleri
geliştirerek bağ oluşturmak bulunmakta. Odak noktasına gelişmelere yön
verecek bir model oluşturma, yeni bir kentsel organizasyon ile alanı dönüştürme
böylelikle arazinin donanımlı hale gelmesini ve programın farklı parçaları ile
bir bütün oluşturmasının sağlanması. Stan Allen’in tanımladığı gibi
alanın mekansal matriksinin yeniden keşfedilmesi, Keiichi Matsuda’nın
“Siborg’lar kenti”nde tanımladığı şekilde (“ajan temelli” sistemin kurgulanmasıyla)
potansiyel gelişme alanlarının ve yöntemlerinin matriksinin geliştirilmesi.
Sabit malzeme ve
bilginin geri dönüşümünün yaratıcı yöntemler ve yoğunluklarla yaşanabilir
mekanlar oluşturması, uyumlu tipolojilerle üretimin şekillenmesi.
Projenin kendisi bir
söyleme dönüşmekte, sezgisel ve ortaya çıkan yöntemler bir arada bulunarak bir
kent ortamını yaratabilir ve aynı zamanda uygun yükselen mekanlar ve uygun
tipolojilerle alanı şekillendirir.