Kale Porselen ve İETT’nin birlikte
yürüttüğü, İETT envanterindeki otobüslerin egzost gazı emisyonlarının
düşürülmesi ile ilgili proje hayata geçirildi. Proje kapsamında O345 Mercedes
Benz otobüsler için geliştirilen katalitik konvertör sistemi uygulamaya
alınacak. Sistemin tüm filoya uygulanması ile bir yıl içinde toplam karbon
monoksit salınımı 208,14 tondan 2,37 tona düşmüş, toplam emisyon değeri %83
azaltılmış olacak.
Kale
Grubu’nun, 1969 yılında kurulan ve Türkiye'nin elektrik ağının oluşturulmasında
önemli görevler firması Kale
Porselen, bünyesindeki “Emisyon Kontrol Sistemleri” bölümü tarafından yürütülen
proje ile tamamen yerli imkânlarla mevcut İETT otobüs envanterinin ihtiyacına
yönelik egzost arıtma sistemi geliştirilmesi ve üretilmesi hedefleniyor.
Yeni
nesil araçlarda fabrika çıkışlı olarak bulunan sistem tasarımı ile çevre
kontrolü sisteminin, Türkiye’de kullanımı bulunmuyor. Sistem Türkiye’de bu alanda
çalışma yapan ilk ve tek firma olan Kale Porselen ile İETT tarafından başlamış
ve Mercedes Benz O345 model otobüsler için geliştirildi.
Bu sistemlerin en önemli kilit girdisi seramikten
üretilen katalizör taşıyıcı filtreler olup kendi geliştirdiği bu teknoloji ile
Kale Porselen dünyanın bu teknolojiye sahip sayılı şirketlerinden biri. Yürütülen
ortak proje ile sahip olunan bu teknoloji, mevcut araçların niteliklerini yerli
imkânlarla arttırılmasına yardımcı olacak ve böylece günümüzün en önemli
konularından biri olan çevre koruma teknolojileri, kamunun emrine yerli
imkânlarla tahsis edilmiş hale gelecek.
Sistemin Çevreye Olan
Katkısı
Geliştirilen
sistemin filoya uygulanması ile bir yıl içinde toplam karbon monoksit salınımı
208,14 tondan 2,37 tona düşmüş, toplam emisyon değeri %83 azaltılmıştır.
|
Ton/Yıl
|
Konvertörsüz
|
KP Konvertör ile
|
|
CO
|
208,14
|
2,37
|
|
HC
|
35,12
|
19,75
|
|
Toz
|
60,55
|
29,56
|
|
Toplam
|
303,81
|
51,67
|
Karbon Monoksit (CO):
Renksiz, kokusuz ve tatsız bir
gaz olan CO zehirlenmelere ve ölümlere sebebiyet
verebilmektedir. Bu gazın kandaki oksijeni taşıma görevine sahip olan
hemoglobine bağlanma yeteneği oksijene göre 200 kat daha fazladır.
Yanmamış Hidrokarbonlar
(HC): Yakıtın,
silindirde birçok etkenden ötürü tam yanmamasından kaynaklandığı gibi
taşıtların yakıt deposundan da atmosfere karışmaktadır. HC’lar genellikle kötü
kokulu ve tahriş edicidirler. Parafin ve olefin türü HC’lar solunum yolu tahriş
edici, aromatlar kanser yapıcı, aldehitler ise keskin kokusundan dolayı göz ve
burun için rahatsız edici etkiye sahiptirler.
Gaz
halindeki HC’lar güneş ışığı altında azot oksitlerle birleşerek fotokimyasal
sis – smog oluştururlar. Bazen yüksek bir yerden şehrin üstüne baktığımızda
sarımsı bir sis tabakası görünür. Görünen sis tabakası aslında fotokimyasal
sistir.
Toz: Toz yanmamış karbon parçacıklarıdır
ve özellikle dizel araçlarda oluşmaktadır. Bu
maddeler, zararlı bileşenleri bünyesinde taşıyarak ve solunum sisteminde
birikerek insan sağlığına zararlı olmaktadır.