1970’lerden bu yana yaşanan ekonomik
krizler ve değişen personel yönetimi, personelde esneklik gereğini ortaya
çıkardı. İşverenlerin özel ilgisini gerektiren alanlarda kendisine ait personel
istihdamı yerine bunu uzman kuruluş eliyle yaptırma , işgücü maliyetlerini
azaltma veya sorunsuz, sürekli istihdam anlayışı gibi düşünceler ile de
günümüzde Taşeron ve Tedarikçi Yönetimi önemli bir unsur olmuştur.
Boğaziçi Eğitim olarak 17 Şubat 2010 tarihinde Sheraton Maslak Otel’de
yapılacak olan “Taşeron ve Tedarikçi Yönetimi Zirvesi”nde, tedarikçileri
ve taşeronları ile karşılıklı kazanımı ilke edinmiş yetkin yeni stratejik
ortaklıklar geliştirmeyi amaçlayan firmaları, deneyimlerini paylaşacak profesyonel konuşmacılarımızla
buluşturmayı diliyoruz.
Taşeron
ve Tedarikçi Yönetimi Hakkında
Asıl işverenden iş alan ve kendi işçileriyle bunu yerine getirmeyi
üstlenen kişiye taşeron (alt işveren) denmektedir. Birleşmiş Milletler Sanayi
Kalkınma Örgütü’ne göre sanayileşmiş ülkelerde firmalararası bir ilişkinin alt
işverenlik olup olmadığını belirlemede en önemli faktör, endüstriyel etkinlikte
ölçek ekonomisidir. Üretim ölçeği arttıkça verimliliğin de artacağı ilkesi,
sadece belirli sınırlar içerisinde geçerlidir. Büyük bir firma, küçük
üreticilere göre; Kendisine belirli avantajlar sağlayan birçok ekonomik
faaliyet gerçekleştirebilir, Daha etkin bir üretim akışı sağlayabilir, Daha
büyük ve daha gelişmiş ekipmanlar alabilir, Uygun fiyatlarla daha büyük
miktarlarda malzeme tedarik edebilir, yatırımları için daha büyük kaynaklar
ayırabilir. Ancak öyle bir aşama gelir ki, daha fazla büyümenin firma için bir
avantajı kalmaz. Belirli büyüklükten sonra aşırı kapasite, maliyetlerin aşırı
artması, yanlış yönetim kararları gibi ekonomik olmayan sonuçlar ortaya
çıkabilir. Bu aşamada firmalar; daha yüksek verimlilik, daha yüksek esneklik
(çeviklik), daha kısa tedarik süreleri, daha yüksek kârlar, daha yüksek müşteri
bağlılığı, daha düşük envanterler gibi hayati fonksiyonları için dış kaynak
temini yolunu seçerler. Süreç ve prosedürlerde yüksek verim, geniş ve esnek
kaynak havuzu kullanımı, kaynak sürekliliği ve sistematik kaynak ihtiyacı,
maliyet ve teknoloji risklerinin azalması, maliyetlerin önceden bilinmesi, ana
işe odaklanılması, maliyetin azaltılması, sabit maliyetin değişkene
dönüştürülmesi ve güvence altına alınmış hizmet düzeyleri gibi konularda büyük
avantajlar yaşarlar.
Tam
bu noktada zirvemiz, ileri organizasyonların dış kaynak ilişkilerinde
pratiği ve verimliliği kabul görmüş uygulamalarını katılımcılarla paylaşmayı,
tedarikçileri ve taşeronları ile karşılıklı kazanımı ilke edinmiş yetkin yeni
stratejik ortaklıklar geliştirmek için bir know-how bilgi paylaşım platformu
oluşturmayı amaçlamaktadır.