YÖK ve ÖYSM, öğrencileri mağdur etmeye devam etmektedir. Tercih kılavuzunda
basına yansıyan hatalar yanında mühendislik fakültelerini tercih edecek
öğrenciler de kendi aralarında eşitsiz bir uygulamaya maruz bırakılmışlardır.
Fen bölümlerinden mezun olan öğrenciler mühendislik bölümü tercihinde
dezavantajlı duruma düşürülmüştür.
2010 üniversite sınavları tercih kılavuzunda yapılan hatalar nedeniyle
öğrenciler mağdur edilirken, Yükseköğretim Kurulu (YÖK), ilgili kurum ve
kuruluşların görüşlerini dikkate almaksızın, herhangi bir altyapı hazırlamadan
ve açıklama dahi yapmadan kılavuza koydurduğu teknoloji fakülteleriyle de yeni
bir karmaşa alanı yaratmıştır.
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), mühendislik bölümlerini
tercih edecek öğrencilerin daha sonra mağdur olmalarını engellemek için tercih
kılavuzundaki teknoloji fakültelerine ilişkin duyuruların yer aldığı bölümlerin
iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle Danıştay‘a başvurmuştur.
TMMOB, Afyon Kocatepe, Fırat, Gazi, Karabük, Marmara, Sakarya ve Süleyman
Demirel üniversitelerinde mesleki ve teknik eğitim fakültelerinin ismi
değiştirilerek kurulan teknoloji fakültelerinde oluşturulan mühendislik
bölümlerine öğrenci alımına ilişkin duyurulara, bu bölümlerin açılmasını
sağlayan YÖK Yürütme Kurulu kararına ve tüm bu işlemlerin dayanağı olan
Bakanlar Kurulu kararına karşı ayrı ayrı 7 dava açmıştır.
13 Kasım 2009 tarihli Resmi Gazete‘de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararıyla,
çeşitli üniversitelerde kurulu bulunan mesleki ve teknik eğitim fakülteleri
kapatılarak, yerlerine "Teknoloji Fakültesi" adı altında yeni
fakülteler kurulmuş, ancak kararda hangi bölümlerin kurulacağına dair herhangi
bir bilgiye yer verilmemiştir. Bu bölümlerin hangileri olduğunu tercih kılavuzu
ile öğrenmiş bulunmaktayız.
Bakanlar Kurulu Kararı‘nın uygulanmasıyla ilgili esasları belirlemeye
yetkili olan Yükseköğretim Kurulu tarafından, bugüne kadar uygulamayla ilgili
herhangi bir genel düzenleyici işlem yayımlanmadığı gibi, bir açıklama dahi
yapılmamıştır. Dolayısıyla mesleki ve teknik eğitim fakülteleri kapatılarak
yerlerine kurulan teknoloji fakültelerinin hangi alanda ne gibi bir eğitim
verecekleri bilinmemektedir. Tüm uygulama YÖK ve ilgili üniversiteler eliyle
adeta gizli bir şekilde yürütülmektedir.
2010 ÖSYS Tercih Kılavuzu incelendiğinde 7 üniversitenin teknoloji
fakülteleri mühendislik bölümlerine iki ayrı türde kontenjanla öğrenci
alınacağının duyurulduğu; mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından (MTOK)
mezun olanların Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS)-1 puanı üzerinden, diğer
ortaöğretim kurumlarından mezun olanların ise lisans yerleştirme sınavı (LYS)
sonuçlarıyla matematik-fen (MF)-4 puan türü üzerinden ağırlıklı ortalama başarı
puanlarının (AOBP) 0.15 katsayısı ile çarpılarak tercih sistemine dahil
olacakları anlaşılmaktadır. Genel liselerin "fen, fen bilimleri, klasik
fen, matematik ve tabii bilimler alanları" dışından mezun olanların ise
teknoloji fakültelerindeki mühendislik bölümlerini tercih etmeleri durumunda
AOBP‘lerinin 0.12 katsayısı ile çarpılacağı görülmektedir. Kılavuzda,
"Teknoloji Fakültesi lisans programlarına MTOK kontenjanından yerleşen
adaylara bir yıllık intibak programı uygulanır. İntibak programından muaf olmak
için matematik ve fen derslerinden muafiyet sınavında başarılı olmak gerekmektedir.
İntibak programında başarılı olan öğrenciler birinci sınıfa devam ederler.
İntibak programı süresi, öğrenim süresi sütununda gösterilen yıllara dahil
değildir" bilgisi yer almaktadır.
Kılavuzdaki tüm koşullar, yasalara aykırılığın yanında evrensel bir meslek
olan mühendislik için ülkeden ülkeye değişemeyecek kriterleri göz ardı
etmiştir. YÖK‘ün mühendisliği yalnızca pratisyenliğe indirgeyen,
"mühendislik" kimliğinde belirleyici olan bilgi, formasyon,
mühendislik etiği ve tasarım unsurlarını dışlayan bir yaklaşıma sahip olduğu
anlaşılmaktadır.
3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Yasa‘da "mühendislik veya
mimarlık tahsilini gösteren Türk yüksek mekteplerinden verilen diplomalar"
tanımlamasıyla mühendis unvanı verilebileceği belirtilmişken, teknoloji
fakültesine dönüştürülen mesleki ve teknik eğitim fakültelerinde ‘mühendislik
tahsili‘ gösterilmemesi nedeniyle, bu fakültelerden mezun olacakların
‘mühendis‘ unvanı taşımaları da söz konusu olamayacaktır.
Yapılan uygulama ile aynı üniversitede iki ayrı fakültede iki ayrı puan türü
uygulanarak eşitlik ilkesi zedelenmektedir. Öğrencilerin bu durumda hangi
kriterlere göre tercih yapacakları da belirsizdir.
Mühendislik fakülteleri ile teknoloji fakültelerinde farklı nitelikte
öğretim yapılmak suretiyle aynı hak ve yetkilere sahip olacak şekilde mühendis
unvanlı öğrenciler yetiştirilecek olması, Yükseköğretim Yasası‘ndaki
"Yükseköğretim kurumlarının özellikleri, eğitim-öğretim dalları ile
amaçları gözetilerek eğitim-öğretimde birlik ilkesi sağlanır" hükmüne de
aykırıdır.
Aynı üniversite bünyesinde iki farklı fakültede aynı adlı bölümlerin
kurulması ve hiçbir yasal düzenleme yapılmaksızın teknik öğretmen yetiştiren
fakültelerin kapatılmasıyla, mühendislik eğitimi açısından
"üretim-insangücü-eğitim" unsurları arasındaki denge gözetilmemiş ve
bütün bunları kapsayacak şekilde, herhangi bir planlamaya dayalı olarak karar
verilmemiştir. Uygulama, nitelikli ara insan gücünü ortadan kaldırdığından
yasayla getirilen amaç ve ilkelere de açıkça aykırılık taşımaktadır.
TMMOB olarak, iki kez düzeltme yayınlanan, özellikle mühendislik
bölümlerini tercih edecek öğrencileri mağdur eden tercih kılavuzunun
yenilenmesini, öğrencilere ek süre tanınmasını, yayınlanacak yeni tercih
kılavuzunda da teknoloji fakülteleriyle yaratılan karmaşaya son verilmesini
talep ediyoruz.
YÖK‘ü ve ÖSYM‘yi öğrencileri mağdur etmemeleri konusunda uyarıyoruz.
Mehmet Soğancı
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı