“Hayat
Dersi”nde,
hayatı dramla sona eren Kaya’nın günlükleri, mektupları ve birbirinden ilginç
hikâyeleri, yakınlarının ve arkadaşlarının tanıklıklarıyla sunuluyor.
Yapı
Kredi Yayınları,Gülten Uğurlu’nun “Hayat Dersi”/ Kaya Kaynar ve Dünyası
adlı kitabını yayımladı.
Gülten
Uğurlu, Yapı Kredi Yayınları okurlarını, “Yaşasaydı insanlığa katkısı büyük
olurdu” dedirten bilinmeyen bir yaşamla, entelektüel ve zeki bir gençle
tanıştırıyor… 24 Temmuz 1960’ta, henüz 18 yaşındayken yaşamını yitiren Kaya
Kaynar, efsanevi hoca Oya Başak'ın kardeşi, işadamı Murat Kaynar ile “beyin
avcısı” Şerif Kaynar'ın ağabeyi, Muhtar Kent ve Ömer Madra’nın kuzeniydi...
“Hayat
Dersi”nde,
hayatı dramla sona eren Kaya’nın günlükleri, mektupları ve birbirinden ilginç
hikâyeleri, yakınlarının ve arkadaşlarının tanıklıklarıyla sunuluyor.
“Hayat,
sonsuz, derin... Acı, ıstırap, sevinç, aşk, nefret, kutsiyet, rezalet, düşüklük
dolu hayat... yaşamak var önümde. Daha on yedi yaşımı doldurmama beş ay var.
Sonra on sekiz, on dokuz, yirmi, yirmi bir, yirmi iki. Seneler, seneler,
şimdilik boş seneler… Öyle boş seneler ki hatıra defterimdeki yerleri bembeyaz.
Biliyorum, bir gün gelecek, maziye baktığımda, hatıra defterimi karıştırdığımda
o seneleri dolu göreceğim. 'Hey be, ne hayat yaşamışım' diyeceğim. Fakat belki
de iki gün sonra yaşamam bitecek, vücudum duracak ve hatıra defterim ebediyen
bomboş kalacak. O zamanlar belki annem bir silikleşmiş fotoğrafımı çıkaracak,
beyazlaşmış başını iki yana sallayarak, 'Genç yaşında gitti yavrucak' diyecek.
Belki
de bu defteri, içindeki bir-iki yazıyı bulacaklar. 'Bak zavallı, bunları
düşünmüş... Ne hisli çocuktu' diyecekler.
İşte
ben bu yazıları ölmezsem kendim, ölürsem beni sevenler için yazıyorum.”