Son
günlerde basında yer alan “İhracatta Eksen Kayması” eleştirilerine açıklama
getiren Akdeniz İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Alican Yamanyılmaz; “Ne
TUİK’in açıkladığı yüzde 11,7’lik büyüme oranı, ne de TİM’in açıkladığı yüzde
13,14’lük ihracat artış oranı, tüm dünyayı etkisi altına alan ekonomik krizde,
şansın Türkiye’den yana olmasından kaynaklanmamıştır.
İhracatçımız
can çekişirken mücadele etmiş, kendi alternatif pazarlarını yaratmış,
kurtuluşun krizden ağır darbe almış ve bunun etkisini en az 4-5 yıl daha
yaşayacak Avrupa pazarlarında olmadığını görmüş ve farklı coğrafyalarda kendine
pazar yaratmış, bunda da çok başarılı olmuştur.
Bu
arayışta, bu ülkelerle ekonomik ilişkilerin ülke bazında güçlendirilmesi ya da
yeniden tesis edilmesi de yadsınamaz bir katkı olmuştur. İhracat Stratejisi
kapsamında Uzakdoğu ülkelerine, çevre ve komşu ülkelere, Afrika ülkelerine
gerek Cumhurbaşkanımız, gerek Başbakanımız, gerekse Dış Ticaretten Sorumlu
Devlet Bakanımız başkanlığında gerçekleştirdiğimiz ziyaretler, ikili iş
görüşmeleri, ilave fuar destekleri ve ticaret heyeti organizasyonları bizi bu
başarıya ulaştırmıştır.
Aslında
burada altı çizilmesi gereken, belki de artık dünyanın sadece iki ekseni
olmadığı gerçeğidir. Artık siyaseti, özellikle de ekonomiyi doğu/batı ekseni kavramlarına
hapsetmek kominikasyon ve teknolojinin bize sağladığı imkanlara ve insanoğlunun
geldiği bugünkü noktaya haksızlık olur.
Tüm
bunların dışında, Sovyetler Birliği’nin dağılması, 11 Eylül gibi dünyanın
mihenk taşı olayları göz önüne alınarak ABD ve AB’den, Rusya, Çin ve
Hindistan’a yeni ekonomik güç dengeleri oluşumlarına ihracatçılar olarak çabuk
intibakımıza sadece eksen kayması demek çok da yerinde olmaz.
Bunu
açıklayan en somut rakam; Amerika, Kanada ve Avrupa’dan oluşan ülkelerin
ekonomileri 1990’larda dünya ekonomisinin yüzde 60’ını oluştururken bu oranın
2009’da yüzde 49’a düştüğüdür. Kaldı ki Türkiye’nin AB’ye ihracatı sadece yüzde
48’de yüzde 46’ya gerilerken, biz ihracatçılar 2009 yılında 237 ülkeye, 2010
yılının sadece ilk 7 ayında ise 246 farklı ülkeye ihracat gerçekleştirdik. Hiç
kimsenin, farklı mevzuatlarıyla, farklı mal talepleri, farklı tüketim
alışkanlıkları, navlun maliyetleri ve benzer onlarca meşakkatiyle 246 farklı
ülkeye 110 milyar dolar ihracatı küçümsemeye hakkı yoktur.
Yıllardır
geleneksel pazarımız olan ve yakınlığından dolayı da tercih ettiğimiz AB
pazarına, değerli TL’nin de etkisiyle ve en çok AB ülkelerinin içinde bulunduğu
ekonomik kriz nedeniyle uzak olmak en olumsuz biz ihracatçıları etkilemektedir.
Bu duruma alternatif pazarlar yaratarak çözüm bulmamız ve bunda da başarılı
olmamız eksen kayması değil ihracatta Pazar stratejilerinin başarılı bir
şekilde uygulanmasıdır” dedi.