Türkiye’de ev dışı pazarının büyüklüğü 14 milyar Euro.
Yani henüz gelişmekte olan bir Pazar. Ulusal düzeyde sürdürülebilir bir tarım
ve hayvancılık politikasının bulunmayışı sektörün önemli sorunlarından biridir.
Bonservis Genel Müdürü Cem Akar sorularımızı yanıtladı.
Türkiye’de ev dışı gıda dağıtım
sektörünün dünü-bugünü ve yarını için ne diyebilirsiniz?
Bonservis, 2005 Ağustos’unda Esas Holding’in bir iştiraki
olarak kurulmuştur. Bonservis markası
ile ev dışı tüketim sektöründe faaliyet göstermektedir. Marmara, Ege,
Akdeniz ve İç Anadolu Bölgelerinde Ev Dışı Tüketim (EDT)
diye tabir ettiğimiz otel, cafe, restaurant, catering gibi satış noktalarına
7 farklı bölgeden (İstanbul , Gebze, Çorlu, Antalya, İzmir, Bodrum ve Ankara) yaygın satış ve dağıtım
hizmeti vermektedir.
Türkiye’de HORECA pazarının 14 milyar Euro seviyelerinde
olduğu bilinmektedir. Sektörün yıllık büyüme hızı ise % 10 oranındadır. Bugünün Türk ticaret dünyasında 14 milyar Euroluk ev dışı tüketim pazarının önemli bir
büyüklüğü gösterdiğine inanmaktayım. Bu pazarın % 30’u Marmara,
%20’si Ege’de, %18 ‘i Akdeniz bölgesindedir.
Türkiye’de Horeca pazarı kanalları küçük parçalara bölünmüş
olarak hızla gelişerek büyümektedir. Bu
nedenle ev dışı tüketim pazarında perakende sektöründe olduğu gibi bilimsel
sektör analizleriyle henüz tam olarak ölçümlenememektedir.
Global krizin etkilerini 2009- 2010 yıllarında yaşadık; şirketlerin iş gücünün azalması, tüketici
davranışlarındaki değişiklikler (örn: dışarıda daha az yeme alışkanlığı) gibi. 2011
yılından itibaren pazarda büyüme öngörüyoruz. Sektörün büyümesi refah seviyesi,
kültür ve eğitim düzeyinin artması ve alışkanlıkların değişmesi ile doğru
orantılıdır. Sektörün geleceği için söyleyeceğim, ülke ekonomisi ile paralel
hareket edeceğidir. Kısaca gelişen Türkiye’de, bu sektör de gelişecektir. Bu gelişme, Türkiye’nin büyüme hızından daha
yukarıda olacaktır diye düşünüyorum.
Ev dışı tüketimde gıdanın payı
nedir?
Ev dışı tüketimde gıdanın payı %85, içeceklerin %5, gıda dışının %10’dur.
Sektörde, Türkiye ve dünya
pazarındaki farklılıklar nelerdir? Bu farklılıkların sizin açınızdan avantaj ve
dezavantajları var mı?
Yukarıda belirttiğim gibi Türkiye’de ev dışı pazarının
büyüklüğü 14 milyar Euro. Yani henüz gelişmekte olan bir pazar. Dünyaya baktığımızda,
15 milyar Euro hacmine ulaştıktan sonra bu sektörün, ivme kazanarak profesyonelleşmeye
başladığını görüyoruz. Türkiye, Meksika ve Brezilya gibi gelişmekte olan
pazarlar da bu kategorinin içindedir. 15 ile 30 milyar Euro arasında pazarı
olan ülkeler ise İspanya, İtalya, Yunanistan konsolidasyon sürecindedir.
Gelişmiş pazarlar olarak 30 milyon Euro’nun üstü ise Hollanda, Almanya,
İngiltere, Fransa ve Amerika’yı bu kategoride sayabiliriz.
Ev dışı tüketim sektörü önünde gelişme fırsatı olan bir pazar,
biz de kendimizi buna göre şekillendiriyoruz;
2010’da büyüme hedefimiz ile birlikte ürün gamını, satış ve
satınalma teşkilatını yeniden yapılandırdık.
Türkiye’de ev dışı tüketim pazarının pastasından pay alanlar
daha çok üretici firmalar. Çünkü,
kendi satış departmanları içinde
kurdukları ekiplerle satış ve dağıtımlarını gerçekleştirmektedirler. Ama her geçen gün mamul üreten şirketler dağıtım
ve satışlarını yavaş yavaş bizim gibi
şirketlere devretmektedirler. Bu kapsamda yakın gelecekte bu kanala hizmet eden
bizim gibi büyük dağıtım şirketlerine Türkiye’de çok ihtiyaç duyulacaktır.
Türkiye’de EDT konusunda gelişmekte olan ülkeler içinde
olduğundan, yabancı ortaklarla birleşmelerde yaşanacaktır.
Bonservis markası ile üretim
yapan/yapacak firmaları seçerken dikkat ettiğiniz kriterler nelerdir?
BONSERVİS markası ile kalite ve hijyene önem veren,
teknolojik altyapısı kuvvetli, konusunda uzmanlarla üretim yapıyor ve servis
veriyoruz. Bonservis ürün yelpazesinde profesyonel bir mutfağın ihtiyacı olan
gıda (Kırmızı et, piliç eti, hindi eti, balık, süt ve süt ürünleri, meyve, sebze,
şarküteri ) ve gıda dışı ürünler yer almaktadır. Bonservis markalı
ürünlerimizin yanı sıra, ulusal ve
uluslararası profesyonel ve güçlü markaların da satış ve dağıtımını yapıyoruz.
Nestle Maggi, Mövenpick, Trakya Çiftliği, Bonbeef, Çoban, Şenpiliç, Bolca,
Çaykur, Selva, Yudum gibi önemli markaları örnek olarak verebiliriz.
İstanbul'da faaliyet gösteren kırmızı ve beyaz et modern
işleme tesislerimiz ISO 9001 ve ISO 22000 belgelerine sahiptir. Tesisimizin
kırmızı et ihtiyacı Ege Bölgesi’nde konumlanan canlı hayvan alım ve kesim
merkezimiz tarafından karşılanmaktadır. Bu tesisle amacımız özellikle cafe,
otel, restaurantların ihtiyacı olan kırmızı ve beyaz etlerin butik tarzı işlenerek
taze servis edilmesidir. Et
üretimlerimizin tüm süreçleri veteriner hekimler kontrolünde yapılır. Sağlıklı
ve hijyenik koşullarda hazırlanan ürünler, yine aynı koşullarda korunarak,
soğuk zincir kırılmadan hızlı ve güvenilir bir şekilde kapınıza kadar
ulaştırılır.
Ev dışı tüketim sektöründe hizmet verdiğimiz için ürün
yelpazemizdeki ürünlerin kalite standartlarına uygun olmasına büyük titizlik
göstermekteyiz.
Antalya’daki
tesislerimiz,
|
|
|

|
Kalite, Çevre ve Gıda Güvenliği Politikası
Belgesi
|
|
|
|

|
G-F TSE-ISO-EN 22000 GGYS Gıda Güvenliği
Yönetim Sistemi Belgesi
|
|
|
|

|
K-Q TSE-ISO-EN 9000 Kalite Yönetim Sistemi
Belgesi
|
|
|
|

|
American Institute of Baking (AIB) Kuruluşu
tarafından verilen Mükemmeliyet Belgesi (Excellence Certificate) (Gıda
Güvenliği ve Hijyen konusunda tüm gerekliliklerin karşılandığını gösteren
belgedir )ne sahiptir.
|
|
Ürünlerin sağlıklı ve hijyenik
koşullarda teslim edilebilmesi için belirlediğiniz iş akışı nasıldır?
Bonservis olarak amacımız, müşterilerimiz için değer
yaratmak, teknolojiyi takip etmek, kendimizi sürekli yenilemek ve mutfakların
ihtiyaçlarını karşılayan bir çözüm ortağı olarak hizmet vermektir. Bu hizmetin
en önemli noktası olan doğru lojistik için, Türkiye’nin kritik noktalarında
kuru ve soğuk hava depolarımızı kurduk. İstanbul, Gebze, Çorlu, Antalya, İzmir,
Bodrum, Ankara gibi kritik noktalarda kurduğumuz depolar aracılığıyla, çok
güçlü bir soğuk zincir dağıtım ağına sahibiz. Tüm Türkiye’de 444 0 961 no’lu
tek sipariş hattımız ile müşterilerimizden aldığımız siparişleri çift rejimli
araçlarımızla (aynı anda -18°C, +4°C taşıyabilen) zamanında,
eksiksiz ve doğru olarak teslim ederek, sektörde “Bonservis İyi Servis”
sloganını yerleştirdik.
Sonuç olarak ürünlerimizi müşterilerimize hijyenik koşullarda,
kalite kriterlerimize uygun ulaştırmak
üzere iş düzenimizi kurguluyoruz.
Depo dizayn kriterleri ve
depoların verimli kullanımı hakkında neler söyleyebilirsiniz? Yeni bir depo
açmak isteyen şirketlerin hedefleri neler olmalıdır?
Depo dizaynı ve depoların verimli kullanımı işimizin çok
önemli bir parçasıdır. 7 depomuzu da ulaşım açısından kolay erişebilir olması
ve yüksek tonajlı araçların giriş, çıkışına uygun olmasını planlayarak kurduk.
Depolarımızı içinde hareket kabiliyetinin rahat olmasına, sorunsuz yükleme ve
boşaltma yapacak şekilde tasarladık. Depodaki hijyen de çok önem arz ediyor,
gıdanın olmazsa olmazlarından.
Yeni bir depo açmak isteyen şirketler büyüme hedeflerine
paralel olarak hacmi iyi düşünmeliler. Deponun bir kere yapıldığını unutulmamalı.
Bu nedenle seçilen soğutucular ile izolasyon ekipmanlarında kaliteye önem
verilmelidir. Çünkü sonra bazı eksiklikleri entegre etmek daha zor ve maliyetli
bir işlem olur.
Lojistik ve dağıtım süreçlerin
salt maliyet yaratıcı bir kalem olmadığı aynı zamanda stratejik avantaj
sağlayabilecek bir bileşen olduğunu da varsayarak lojistik ve dağıtım
hizmetlerin maliyetler üzerindeki etkisinden bahsedebilir misiniz?
Zaman ile yarıştığımız işimizi daha verimli yapmak için bu
konuda profesyonel danışmanlık hizmeti alıyoruz. Süreçlerimiz; dağıtım
optimizasyonu, talep tahmin projesi, envanter yönetimi, bunlar birbirinin
içinde modüller, 2011 Şubat sonunda hayata geçireceğiz. Bu süreçler hayata
geçtiğinde hedefimiz, lojistik
yönetiminin ana fonksiyonları, satın alma, taşıma, depolama, stoklar, doğru
bilgi akışının sağlanması ve bu organizasyon akışındaki kaynaklarımızı etkili ve verimli kullanmaktır.
Araçlarımızın hangi noktalardan geçerek en
kısa zamanda müşterimize ulaşacağını optimize ederek, zaman ve maliyet avantajı
sağlayacağız..Genel olarak maliyetlerimizi düşürürken servis kalitemizi
artırarak, müşteriye verdiğimiz hizmetin kalitesini artıracağız.
Bonservis’in kuruluşundan bu yana dünyayı beş yılda 365 kez
dolaştık, önümüzdeki yıllarda müşterimize sunduğumuz hizmeti iyileştirmek için sürekli
çalışıyoruz.
Ev dışı gıda dağıtım sektöründe
teknoloji takibinin önemi nedir? Teknolojik açıdan Türkiye ve dünyadaki lider
firmaları karşılaştırdığınızda ne sonuç çıkar?
Ev dışı gıda dağıtım sektöründe teknoloji takibi çok önemli.
2010 yılında aldığımız büyüme hedefi
kararına paralel olarak teknolojik alt yapımızı da gözden geçirdik. Bilgisayar sistemimize yeni modüller
ekleyerek güncelleştiriyoruz.
EDT sektöründe en önemli üç gider kaleminden biri dağıtım
maliyetidir. Bunu optimize edemediğiniz sürece büyüdükçe problem yaşarsınız. Biz
de bu nedenle rut optimizasyon programı konusunda dünyaca ünlü bir firmadan
danışmanlık hizmeti alıyoruz. Araçların on -line takipleri ile yakıt tasarrufu,
verimliliği artırarak, hızlı bir şekilde müşteriye ulaşacağız.
Gelişmiş Horeca pazarlarına baktığımızda Amerika, İngiltere
gibi ülkelerde teknolojik alt yapının ileri seviyelerde olduğunu görüyoruz.
Ülkemizle ve dünya pazarlarını
kıyasladığımızda karlılık oranlarına farklılık
ne oranda ise, teknolojide bunun
doğal sonucu olarak aynı paralel de ilerlemektedir. Bizde dünyada lider
firmaların kullandığı” road net programını “ tercih ederek rut optimizasyonunu
şirketimizde aktifleştirmeye çalışıyoruz.
Müşterilerinizin sizi tercih
etmesindeki en önemli etken nedir? Rakiplerinize göre farkınız nedir? Rekabet
avantajlarınız nelerdir?
Bonservisi neden tercih ettiklerini özetlemek isterim;
Doğrudan dağıtım yapar,
Standart ürün kalitesi ile hizmet verir,
Zamanında ve eksiksiz hizmet işimizin en önemli noktasıdır.
Fiyat politikamız istikrarlıdır.
Bu nedenle kuruluşumuzdan bu yana bizimle çalışan adını şu
anda sayamayacağım kadar önemli müşterilere hizmet vermekteyiz. Özellikle Esas
Holding’in isminin getirdiği güven ve arkasındaki finansal güç sektördeki
itibarımızı artırmaktadır.
Kısa ve uzun vadeli hedefleriniz
nelerdir? Sektörde gelmek istediğiniz
nokta nedir? Yapmayı planladığınız yeni yatırımlar var mı?
Hedefimz, Türkiye’de EDT sektörünün ilkleri arasında yer
almaktır. Bonservis, bugün ekonomik güce, bilgiye, tecrübeye ve sermayeye
sahip, güvenilir bir markadır. Pazarı ve müşterilerini yakından izleyerek,
ihtiyaçları önceden belirleyerek önlemlerini alan, kendimizi sürekli geliştiren
bir yapıya sahibiz.
Türkiye’de ve Dünya’da 2009 yılı, global krizin etkisi ile durgunluk
ve finansal güçlüklerle geçirildi. 2010’a Bonservis olarak olumlu gelişmelerle
başladık. 2010’a olumlu bakışımız sonucu, iddalı bir büyüme hedefi belirledik
ve %100 büyümeyi gerçekleştirdik. 2011’deki büyüme hedefimizi ise, %70 olarak
belirledik. Lojistik bizim için çok önemli, 2012 sonu itibariyle depo sayımızı
12’ye çıkarmayı hedefliyoruz. Filomuzu sürekli geliştirme planlarımız sonucu
önümüzdeki aylarda araç sayımızı 42 adede çıkaracağız ve müşterilerimize “iyi
servis” vermeye devam edeceğiz.
Ev dışı gıda dağıtım pazarını
etkileyen en önemli faktörler nelerdir? Bölgesel farklılıklar Pazar payını
nasıl etkiliyor? Hangi bölgenin Pazar payı daha yüksek? Bunu sağlayan etmen
nedir?
Ülkenin ekonomik durumu buna paralel insanların tüketim alışkanlıkları
ev dışı gıda dağıtım pazarını etkilemektedir. Horeca pazarının dağılımınI
incelediğimizde; % 30’u Marmara,
%20’si Ege’de, %18 ‘i Akdeniz bölgesinde olduğunu görüyoruz. Marmara
bölgesinin çalışan nüfusu yoğun olması ve şirketimizin ilk bu bölgede
kurulmasının avantajı ile bu bölgede güçlüyüz.
Bölgelere göre satış hacminiz
nasıl? Satış hacminizin daha düşük olduğu bölgelerde satışları arttırmak için
planlarınız nelerdir?
Yukarıda belirttiğim nedenlerden dolayı Marmara bölgesinde
satış hacmimiz yüksektir. Diğer bölgelerimiz bizim için yeni ama önemi büyük. Ege,
Antalya ve Batı Akdeniz Bölgesi’nde potansiyellerine inandığımız için
yaklaşık bir yıldır Antalya, İzmir ve Bodrum depolarımızla o bölgelere hizmet
veriyoruz. Satış teşkilatımızı, sektörü ve bölgeleri çok iyi tanıyan
arkadaşlarımızla yapılandırdık. Otellerin yoğun olduğunu bu bölgelerde yaz
sezonunda mevsimsel artışı gözlemliyoruz. Fuarlar ve konferans turizmi kışın
bölgeyi ekonomik açıdan hareketlendiriyor bu da yaz ve kış sezonunu dengelemektedir.
Ankara’daki depomuzu da bu yıl açtık, yine uzman bir kadro oluşturduk.
Yeni girdiğimiz bölgelerde Bonservis’in sunduğu hizmetin
farklılığı müşterilerimizden duymanın keyfini yaşıyorum.
Et ithalatı konusunda ne düşünüyorsunuz?
Kırmızı ette yaşanan sıkıntı sizi etkiledi mi?
Ulusal düzeyde sürdürülebilir bir tarım ve hayvancılık
politikasının bulunmayışı sektörün önemli sorunlarından biridir. Tarım ve hayvancılığa dayalı üretim yapan
işletmelerin tedarikçileri olan köylü veya küçük çiftçinin eğitim yetersizliği,
ilkel koşullarda çalışması ve kayıt dışı ekonominin sektöre hakim olması, diğer
bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Sektördeki firmaların örgütlenme konusunda
yetersiz kaldığını ve aralarında belirli bir koordinasyonun bulunmadığını da
görüyoruz. Sonuç olarak ülkemizde hayvancılığın desteklenmemesiyle, etin ithal
edildiği bir noktaya geldik. 2010 yılında et fiyatlarındaki dalgalanma bizim
sektörümüzü olumsuz yönde etkiledi.